XX. yüzyılda kurumsallaşan müzecilik, zamanla sosyal, kültürel, pedagojik ve akademik bir işleve kavuşarak yerel, bölgesel, ulusal ve küresel ölçekte ziyaret merkezlerine dönüşmüştür. Okul dışı öğrenmenin önemli duraklarından olan müzeler, laboratuvar ve kütüphaneler gibi eğitsel bir rol üstlenirken, kentlerin uygarlık anlatılarıyla da iç içe geçer. Müzecilikte yalnızca geçmişten devralınan eserler değil; etkisi süren ve toplumsal hafızayı şekillendiren olayların mekânsal temsilleri de öne çıkar. Bunun çarpıcı örneklerinden biri, Soğuk Savaş’ın çift kutuplu yapısında Doğu Bloku’nun katılaştığı yıllarda patlak veren 1956 Macar hareketini Budapeşte’de sınırlı bir mekânda deneyimsel biçimde anlatan ve 2014’te açılan müzedir. Dünya kamuoyunun yakından izlediği bu hareketin, Sovyetlerin sahneden çekilmesinden sonra bile ilgi görmesi, hafızanın sürekliliğini düşündürür. Müzenin çeşitli film projeleriyle birlikte merak ve bilgi ihtiyacını görsel olarak karşılaması, kültürel iletişim işlevini görünür kılar. Bu çalışma, müze ziyaretleri ile aynı olayı konu alan film çeşitlerini iletişim bilimleri perspektifinden karşılaştırmalı olarak değerlendirmeyi amaçlamaktadır.
Macar İhtilali, Toplumsal Hafıza, Müze, Sinema, İletişim Bilimleri